Ercan Durna'dan MHK Başkanlığı İçin Güçlü Mesaj
Turhal Dost Haber İmtiyaz Sahibi ve eski Süper Lig yardımcı hakemi Turhallı Ercan Durna, Türk futbolunun en önemli kurumlarından biri olan Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Turhal Dost Haber İmtiyaz Sahibi ve eski Süper Lig yardımcı hakemi Turhallı Ercan Durna, Türk futbolunun en önemli kurumlarından biri olan Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Yıllarca sahada edindiği hakemlik tecrübesini, spor yazarlığı ve futbol kamuoyundaki birikimiyle birleştiren Durna, Türk hakemliğinin yeniden güven kazanan, adaletin ve liyakatin ön planda olduğu bir yapıya kavuşması için göreve talip olduğunu ifade etti.
Türk hakemliğinin son yıllarda yaşadığı sorunların çözümünün mümkün olduğuna dikkat çeken Durna, hakemlerin gelişimini esas alan, eğitim odaklı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirtti. Hakemlerin saha içinde özgüvenle görev yapabildiği, kulüplerle sağlıklı iletişimin kurulduğu ve uluslararası arenada yeniden söz sahibi olan bir Türk hakemliği hedeflediklerini söyleyen Durna, önümüzdeki günlerde kapsamlı proje ve vaatlerini kamuoyuyla paylaşacağını ifade etti.
Bir rüyaya yattım... Sabah uyandığımda kendimi Merkez Hakem Kurulu Başkanı olarak gördüm. Aklımda tek bir hedef vardı: Türk hakemliğini yeniden ayağa kaldırmak, Avrupa'nın saygı duyduğu, dünyanın örnek aldığı bir yapıya dönüştürmek. Çünkü inanıyorum ki doğru yönetim, liyakat ve adaletle Türk hakemliği yeniden şahlanabilir; düdüğün sesi yeniden güvenin ve emeğin simgesi olabilir.
Yapabilir misiniz derseniz, oradaki hiçbir arkadaşın kariyeri benden büyük değil. Türkiye’de çıkmadığım takım kalmadı. Süper Ligin atmosferini tattım. 1985 yılından beri hakem camiasını içerisindeyim. Camiayı benim kadar yakından tanıyan da yok. 28 yıldır da hakem haberleri yapmaktayım. Tokat Gazeteciler Cemiyeti yöneticisiyim. Ben kendimi bu göreve layık görüyorum ve aslanlar gibi de yaparım.
Avrupa futbolunda söz sahibi hakemler yetiştirmek, sadece yetenekli isimleri keşfetmekle değil; onları adil, tarafsız ve istikrarlı bir sistem içinde geliştirmekle mümkündür. Ne yazık ki Türkiye, uzun yıllardır hakem potansiyeli bakımından zengin olmasına rağmen bu potansiyeli uluslararası arenaya taşımakta aynı başarıyı gösterememiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise kurumsal eksikliklerden çok, kişisel hırsların ve bireysel hesapların hakemlik sisteminin önüne geçmesidir. Kimin yükseleceği, kimin görev alacağı veya kimin geri planda bırakılacağı üzerine kurulan çekişmeler; Türk hakemliğinin Avrupa'daki rekabet gücünü zayıflatmış, dünya futboluna yön verebilecek birçok yetenekli hakemin önünü kesmiştir. Oysa hakemlikte başarı, kişisel kazanımlarla değil, ortak akıl, liyakat ve güven ortamıyla mümkündür.
Türk hakemliğinin önünün açılmasını şöyle bir hatırlayalım.. Şenes Erzik’in önerisi Rahmetli Hasan Doğan ve Mahmut Özgener’in yaklaşımlarıyla futbol iklimi oluştu. Ahmet Güvener’in UEFA Hakem konvansiyonu için gerekli hazırlaması sonucunda, Türk hakemlerine yağmur gibi maç yağmaya başladı. Bu fırsatı iyi değerlendiren hakemler kendilerine kariyer edindiler.
Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı olsaydım, hakem camiasına güven verecek, kulüplerin ve kamuoyunun güvenini artıracak vaatler ile öne çıkararak etkili olurdum. Örneğin:
"Adalet, Şeffaflık ve Gelişim" sloganıyla şu vaatleri sunardım:
*Hakem atamalarında tamamen şeffaf ve performans odaklı bir sistem kuracağım.
*VAR uygulamalarının kalitesini artıracak, tüm hakemlere düzenli eğitim vereceğim.
*Genç hakemlerin yetişmesi için hakem akademileri oluşturacağım.
*Hakemlerin fiziksel ve psikolojik gelişimi için uzman ekiplerle sürekli destek sağlayacağım.
*Hakem performanslarını objektif kriterlerle değerlendirecek ve gelişim raporlarını düzenli paylaşacağım.
*Süper Lig ve alt liglerde görev yapan hakemlerin eğitimlerini uluslararası standartlara çıkaracağım.
*Kulüplerle düzenli iletişim toplantıları yaparak yanlış anlaşılmaların önüne geçeceğim.
*Hakemlere yönelik hakaret ve şiddete karşı sıfır tolerans politikası uygulayacağım.
*FIFA ve UEFA düzeyinde daha fazla Türk hakemin görev alması için özel gelişim programları hazırlayacağım.
*Hakemlikte liyakat esas olacak; isimler değil performans konuşacak.
Neticede;
"Türk hakemliğini yeniden güven duyulan, saygı gören ve dünyada örnek gösterilen bir seviyeye taşımak için çalışacağız. Adaletin tek ölçüsü kurallar, hakemin tek gücü ise tarafsızlığı olacaktır."
Bir sonraki yazımız MHK Başkanı olarak hakemlere vereceğimiz mesajlar olacak.
- TFF
- MHK
- Futbol
- Spor
- Turhal Dost Haber
- Ercan Durna
- Merkez Hakem Kurulu
- Türk hakemliği
- Süper Lig
- futbol hakemleri
- Türkiye Futbol Federasyonu
- hakemlik
- hakem eğitimi
- liyakat
- şeffaf yönetim
- spor gündemi